Zengin içerikler sunmama rağmen yazmakta olduğum bloğumu kimse ziyaret etmiyordu. Bu durum son derece üzücüydü. Sonrasında sitemin aldığı trafikleri inceledim. Bir ay sonra şubat ayında durum şu şekildeydi:

data

Blogum için herhangi bir mecrada reklamını yapmamış ya da yazdıklarımı yayınlama sıklığımı değiştirmemiştim. Herhangi bir kanalda reklam vermedim, ama LeadPages’ten Tim Paige’in webinar’ını izledim. İnternet üzerinden yapılan bu seminerde Paige hiçbir müşterisi olmayan bir firmanın nasıl 15,000 düzenli ödeme yapan müşteriye sahip olacağını ve online kanallardaki ziyaretçilerinizin
e-maillerini alarak ardından onlara satış yapmanın sırlarını anlatıyordu.

Webinar bittiğinde öğrendiğim taktikleri denemem gerektiğini biliyordum. Ve Şubat sonu bir çalışma başlatmaya karar verdim. Reklam vermek için herhangi bir bütçem yoktu. Tek istediğim ve yapabildiğim sitemdeki blogumda harika içerikler üretmekti ve bunun sonucunda da arzu ettiğim ürünlerimin satılmasıydı.

Yukarıda görebileceğiniz grafikteki artışı elde etmek için tek bir şey yaptım: blogumu ziyaret eden kişileri aksiyona çağıracak mekanizmalar kurdum. Örneğin, okudukları makalenin özetini pdf versiyonu halinde ve bir de yanında ek materyaller ile sunarken bunun karşılığında onlardan e-posta adreslerini bırakmalarını istedim. Sonuçta, gelen ziyaretçilerin %5-20 gibi bir miktarı e-mail bültenime abone oluyordu.

E-mail adreslerini bırakmaları için bir takım materyaller sunmak liste hacmini kısa sürede patlattı!
İlk iki ayda mail listemdeki kişi sayısı 3000’a ulaştı. Blogum ise her toplu e-posta gönderimi yaptıktan sonra 250 hit alır hale geldi.

Peki bunu nasıl yaptım? Adım adım anlatmak gerekirse;

Yazmış olduğum blog yazılarından bir tanesini seçtim.
Her bir ziyaretçinin ilgisini farklı farklı yazıların çekeceğini biliyordum. Bu sebeple hemen herkesin hoşuna gidecek bir yazı bulmalıydım. Ancak her yaştan, kültürden ve ihtiyaçtan insana hitap etmem gerekiyordu ve bu gerçekten zordu. Hal böyle olunca, önce ziyaretçilerimi segmente etmeye karar verdim. Bu örnek kapsamında basın sektöründen kişilere email adreslerini bırakmaları için iyi hazırlanmış bir e-posta şablonu sunmak doğru bir tercih olabilirdi. Zira bu kullanıcılar sunduğum e-mail şablonunu kullanarak hem kendi istedikleri gönderimi yapabilecekler hem de tam olarak onlar sayesinde deneyimleyebildiğim bu kurguyu kendileri de deneyebileceklerdi.

Arama sonuçlarında ulaşılacak sayfayı yaratmak için LeadPages’i kullandım. Bu uygulama sayesinde bir “landing page” yarattım. Bu sayede seçtiğim makaleyi okuyan ziyaretçiler oluşturduğum e-mail şablonunu da hızlıca kendi bilgisayarlarına indirip kullanabileceklerdi. Bu esnada kullanıcıların karşısına bir pop-up mesajı ve form çıkarak onlardan e-posta adreslerini yazmalarını isteyecekti. Ardından ziyaretçiler emaillerini bıraktıklarında onlara benim tarafımdan bir e-mail gidecek ve bu e-mailde vaadettiğim şablonu indirmeleri için gerekli link bulunacaktı..

Seçtiğim ve deneyi üzerine kurduğum bu makalenin en sonunda ise kullanıcılar okumayı bitirdiğinde ise onları eyleme teşvik edeceği düşünülen kocaman bir mesaj bulunacaktı. Bu yaparken amaçladığım o ana dek e-mailini bırakmamış kullanıcıyı kazanmaktı.

E-mail listesini hazırlamakla iş bitmiyor
Zirayetçilerin email adreslerini edinme işlemi tek basamaklı şekilde işlememeliydi. Elde ettiğim bu email adreslerinin doğruluğundan emin olmalıydım. Bu nedenle email adreslerini alırken double-opt-in sistemini de deneyime entegre ettim.

Double opt in, aldığım e-mail adresine anlık olarak bir doğrulama e-maili göndererek verilen e-mail adresini teyit ediyordum.

E-mail adresinin de doğru olduğu anlaşılınca kullanıcılara ilerleyen e-mailleri almak isteyip istemediklerini soran mesaj beliriyor ve onlar kabul ettiklerinde sunduğum materyallerden yararlanabiliyorlardı. Bu aşamada ise kullanıcıların ne için abone olduklarını ve herhangi bir mail almak istemedikleri anda bu abonelikten ayrılabileceklerini bilmeleri çok önemli; çünkü bu sayede sizden gerçekten haberdar olmak isteyen bir abone topluluğuna sahip oluyorsunuz. Bu sayede ziyaretçileriniz takipçilerinize oradan da sıkı takipçilerinize dönüşüyor ve e-mailler sayesinde inşa edilmiş bir ilişkiniz ortaya çıkıyor.

Sonuçta bir webinar ile başlayan abone toplama sürecimde yukarıdaki grafiiğe de yansıyan gözle görülür bir başarı elde ettim ve 6 ay gibi bir sürede 5,000 adet email abonesine ve onlarla sürdürülebilir bir ilişki kurabildim.

Unutmayın sizler de aynı metodlarla sizi takip eden kişileri kendinize daha yakın hale getirebilir ve e-mail ile bu ilişkiyi koruyabilir hatta daha da fazla kişiye ulaşabilirsiniz.

Kaynak: http://www.entrepreneur.com/article/252709

Satışlarınızı ve websitesi ziyaretçi adedinizi arttırmak, taktik ve araçları öğrenmek için şimdi kayıt olun

Abone listemize üye olun