Markanızla ilgilenen, daha önce müşteriniz olan ya da hedef kitlenizde bulunan kullanıcılara ulaşmak için e-posta pazarlaması son derece etkili bir yöntem. Ancak e-posta pazarlamasında başarılı olmak, dönüşüm oranınızı ve karlılığınızı artırmak için öncelikle kaliteli bir e-posta abone listesi oluşturmanız gerekiyor.

Eğer e-posta abone sayınızı artırmak istiyorsanız ve hali hazırda firmanıza ait bir blog’unuz varsa işiniz sandığınızdan daha kolay olabilir. Blog’lar, hedef kitlenizle iletişim kurmak ve etkileşim sağlamak için işinize yarayabilecek bir araç. Firmanızla potansiyel müşterileriniz arasında ilişki kuran ve onlarla aranızda bir bağ oluşmasını sağlayan blog içerikleriniz; e-posta abonelerinizi artırmak konusunda da etkili olabilir.

İşte blog içerikleriniz yoluyla e-posta abonesi elde etmenizi sağlayacak ipuçları…

1. Kullanıcı tecrübesini artıran içerikler
Blog’unuza gelen ziyaretçilerden ne istediğinizi belirlemeniz, dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri. Eğer onlara tamamlamalarını istediğiniz bir görev verirseniz sizin belirlediğiniz çizgiden ilerleyerek hem kendileri için avantaj elde etmiş, hem de size istediğinizi vermiş olurlar.

Eğer ziyaretçilerinize fayda sağlayan içerikler sunuyorsanız, sizi takip etmeye devam ederler. Onları e-posta abonesi olarak daha fazla avantajdan yararlanabileceklerine ikna edebilir ve abone olmak için form doldurmaya yönlendirebilirseniz, e-posta pazarlaması konusunda başarılı bir ilk adım atmış olursunuz.

2. Blog tasarımı
Blog’unuzda e-posta üyeliği için form yer alıyor ancak bu formdan beklediğiniz başarıyı elde edemiyorsanız formun ve blog’unuzun tasarımını gözden geçirmeniz faydalı olabilir. Form karışık blog içerikleri içinde kayboluyor ve ziyaretçiler tarafından fark edilmiyor olabilir.

3. Daha etkili bir call to action
Opt-in formunuzun kelimelerini değiştirerek dahi daha fazla ziyaretçiyi e-bülten abonesi olmaya ikna edebilirsiniz. “E-posta ile güncellemelerden haberdar olun” gibi doğrudan amaca ilişkin bir call to action bu anlamda faydalı olabilir.

Birbirinden farklı call to action’lar kullanarak hangisinin daha etkili olduğunu ölçebilir ve başarılı olanı kullanmaya devam edebilirsiniz.

4. Doğru renk kullanımı
Blog’lar ziyaretçilerin dikkatini çekmek amacıyla çoğunlukla renkli ve farklı bir tasarımda oluyor. Diğer seçenek de blog renklerinin firmayı hatırlatması nedeniyle logoda bulunan renklerden seçilmesi. Hangi yöntem seçilmiş olursa olsun eğer blog’unuz fazla renkli ise opt-in formunuz bu renklerin arasında kayboluyor olabilir.
Bu nedenle blog’unuzun tasarımını ve rengini belirlerken bir araç kullanarak opt-in formunuzun blog’un geneline uygun, ancak dikkat çekici bir formda ve renkte olmasını sağlayabilirsiniz.

5. Opt-in form’un yeri
Blog’unuzun en fazla okunan yazısı, en çok ziyaret edilen sayfası opt-in form bulundurmak için doğru alanlar olabilir. Blog’un ana sayfasında ziyaretçilerin ilk bakışta, sayfayı kaydırmadan önce dikkati en fazla çeken; başlığın altı ya da üstü, sol ve sağ sütunlar bu anlamda opt-in form bulundurmak için uygun olabilir.

E-posta pazarlamasında, hazırladığınız e-postaları hedef kitlenizde bulunan olabildiğince fazla kişiye göndermek önem taşıyor. Bahsettiğimiz ipuçlarını değerlendirerek siz de firmanızın blog’u aracılığıyla e-posta abonelerinizi artırabilirsiniz. Eğer siz de dijital pazarlama hedeflerinize başarılı bir e-posta pazarlamasıyla ulaşmak istiyorsanız, Sendloop ile tanışın. Ücretsiz hesap oluşturarak Sendloop’un profesyonel e-posta pazarlama altyapısından hemen faydalanabilirsiniz.

Satışlarınızı ve websitesi ziyaretçi adedinizi arttırmak, taktik ve araçları öğrenmek için şimdi kayıt olun

Abone listemize üye olun